Özel Sektör Nereler?
İzmir’de genç olmak, bir yandan deniz kenarında çay içip kafamızı dağıtmaya çalışırken, diğer yandan “Hayat bu kadar mı zor?” diye sorgulamak arasında bir yerlerde yaşamayı gerektiriyor. İşin garibi, bu sorgulamalar bazen oldukça derinleşiyor. Mesela bir arkadaşım geçen gün “Özel sektör nereler?” diye sordu. “Bilmiyorum” dedim, sonra kendim de “Yani gerçekten de bilmiyorum” diye düşündüm. Özel sektör gerçekten nerelerde? Ya da tam olarak ne yapıyor? Bu soruları cevaplamak, bir yerden sonra hayatın anlamını çözmeye çalışmak gibi oldu. O yüzden, bugünkü yazımda bu soruyu eğlenceli bir şekilde çözmeye çalışacağım. Hem belki biraz da kafamızdaki “özellikli sektör” efsanesini yıkmak için…
Özel Sektör Nedir, Nerelerde Bulunur?
Özel sektör denilince, akla hemen birkaç şey gelir: Büyük binalar, giyimi şık müdürler, oturdukları masada bir fincan kahve olan insanlar… Ama gerçek hayatta, özel sektör genellikle daha az film sahnesi gibi, daha çok “iş hayatı” denen gerçek dünyada yer alır. Eğer tam olarak özel sektörün ne olduğunu düşünüyorsanız, gelin önce şu soruya odaklanalım: Özel sektör nereler?
İç sesim: “Hadi bakalım, şimdi bir işin içine giriyorum. Cevapları bulmak gerek!”
Burası biraz kafa karıştırıcı. Aslında özel sektör, devletin dışında kalan, kendi başına iş yapan, kendi gelirini sağlayan, insanları iş gücü olarak kullanmaya çalışan şirketlerden oluşur. Bu kadar basit. Ama tabii işin içine birkaç şık terim girince olaylar karışabilir. “Kendi işini kuran” demek yerine “Özel sektör profesyonel iş dünyasında yer alan…” gibi cümleler kuranlara denk geliyoruz. İyi de, bu kadar karmaşıklaştırmaya ne gerek var? Zaten çoğu zaman şöyle oluyor:
Ben: “Abi özel sektörün neresinde çalışıyorsun?”
Arkadaş: “Valla ben teknoloji startup’ında çalışıyorum, biz inovasyon yapıyoruz, disrupt ediyoruz, falan filan…”
Yani, öyle demekle iş bitmiyor. Özel sektör dediğimiz şey, kendi içinde dijital dünyadan üretime kadar her şeyi kapsıyor. Teknolojiden modaya, yazılımdan inşaat sektörüne kadar her yerde karşımıza çıkabilir. Kısaca her yer!
Kendi İçindeki Gizemli Dünyası: Özel Sektörde Çalışanlar
Özel sektörde çalışmak bir ayrıcalıktır, öyle değil mi? Yani, önceki nesillerin “Devlet kapısına gir, memur ol!” diye öğüt verdiği günlerden bugüne, herkesin özendiği şey haline gelmiştir. Çünkü özel sektörde çalışan insanları hep biraz “cool” görmüşüzdür, değil mi? Çalışma saati belirsiz, işin ne olacağı belli değil, ama hep bir “heyecan” vardır. Bunu anlatmak için birkaç sahne örneği vereyim:
Sahne 1:
Ben: “Ya iş yerinde neler oluyor? Her şey yolunda mı?”
Arkadaş: “Valla abi işte, yeni projeye başladık, ekip çok genç, heyecanlıyız falan.”
Ben: “Ne projeymiş o?”
Arkadaş: “Aaa onu şu an sana anlatamam, inovatif bir şey, patenti alacağız.”
Ben: “Ah, tabii, tabii…”
Burada anlatılmak istenen şey şu: Özel sektör, biraz böyle “bambaşka bir dünya” gibi. Çünkü herkesin havalı iş tanımları var ve sürekli bir şeyler yenilikçi, yaratıcı, orijinal gibi anlatılıyor. Ama işin gerçeği, çoğu zaman işler o kadar havalı olmuyor. Yani, kimse size “Biz burada çok çalışıyoruz” demiyor, daha çok “Burada bir şeyler yaratıyoruz!” diyor.
Tabii, işin içine kaybedilen saatler, yorgunluk, üst üste gelen toplantılar girince, özel sektördeki çalışanlar zaman zaman “sıkıntılı” gözükebiliyor. O yüzden, kimse özel sektörde çalışırken bazen “Nerede yanlış yaptık?” diye düşünmez. İç sesim: “Ya ben de bunları mı yapıyordum? Ofiste takılmak güzel ama gerçekten anlamadım, nereye gidiyoruz?”
Özel Sektörün Sosyal Hayatla İlişkisi
Şimdi, İzmir’de özel sektörde çalışan birinin sosyal hayatı ne olur? Ha, onu da çözmeye çalışalım. Çünkü bu konuyu anlamak, bir yerde “Özel sektör nereler?” sorusunun cevabını biraz daha netleştiriyor.
Düşünsenize, hafta sonu birkaç arkadaşınızla buluşuyorsunuz. Biri özel sektörde çalışıyor ve masaya oturur oturmaz başlıyor: “Ya şunu yaptık, bunu yaptık, şu kadar yenilikçi olduk…” derken, diğerleri de merakla bakıyor: “Peki, eğlendin mi? Biraz rahatla!” Yani özel sektörde çalışmanın en zor kısmı, her zaman yeni bir şey üretmeye çalışmaktır. Ama günün sonunda, aynı zamanda “relax” da olman gerekir. Herkes bunu unutur.
Bir diyalog daha:
Ben: “Sen ne zaman rahatlıyorsun? Mesela şimdi tatildeyken rahatlıyor musun?”
Arkadaş: “İşimi seviyorum, canım tatil yapmak istemiyor ki.”
Ben: “Bence tatil yapmak da önemli, biraz kafayı dağıtmalısın.”
Burası işin komik kısmı. Çünkü özel sektörde sürekli bir şeyler üretmeye çalışırken, bazen insan sadece boş bir hafta sonu geçirmek isteyebilir. Ama genellikle “hızlı düşünme”, “yaratıcı olma” ve “yenilikçi olma” gerekliliği özel sektörde yaşayanları sürekli bir “strese” sokar.
Özel Sektörde İnsan İlişkileri: “Networking” Olayı
Bu kısmı da es geçmek olmaz. Yani, “Networking” dediğimiz olay, her gün bir “ohh” çekmenizi engelleyen, sosyal hayatınızla işinizi birleştirmenizi sağlayan o çok kıymetli şey! Mesela, iş yerindeki herkes birbirini tanıyor, sosyal medyada herkesin paylaştığı yeni projeler, yeni başarılar… İşin içiyle dışı arasında sürekli bir bağlantı var.
Ama, arkadaşlar, gerçekte bu kadar “sosyal” olmak zorunda mıyız? Bazen içimden diyorum ki, “İnsanlar, iş için sosyal olmak zorunda mı?” Ama tabii, özel sektör öyle bir yer ki, insanların hep birbirine yakın olmasını gerektiriyor. Çünkü başarı, bir şekilde “kim tanıdığınıza” da bağlı olabiliyor.
—
Sonuç:
Özel sektör, aslında çok geniş ve çok derin bir deniz gibi. Hem eğlenceli hem de bazen karmaşık. Ama en önemlisi, insanın hayatında bir şekilde hep yer alır. Belki bir gün siz de “Özel sektör nereler?” sorusunu kendi kendinize sorarsınız ve bir şekilde bu karışık dünyada kendinizi bulursunuz. Özel sektörde çalışmak, bazen hayal ettiğinizden daha karmaşık, ama bazen de gerçekten düşündüğünüzden çok daha eğlenceli olabilir.
O yüzden, ne zaman özel sektörde bir şeyler yapıyorsanız, bir taraftan da “Beni tanımadan işlerimle ilgili neler söylediler acaba?” diye düşünebilirsiniz. Sadece şunu unutmayın: Özel sektör hep başka bir yere kayar, ama sonuçta “Neresi olursa olsun, burada çalışmak eğlenceli!”